|

Elazığ, Tunceli, Bingöl sınırlarında akan Peri Suyu üzerinde yapımı devam eden Pembelik Barajı'na karşı İstanbul'da yürüyüş düzenlendi. Peri Suyu Koruma Platformu üyeleri"Birilerinin ceplerinin dolması uğruna suyumuzun satılmasına,
yaşam alanlarımızın elimizden alınmasına, ormanlarımızın ve yüzlerce canlı çeşidinin yok edilmesine asla izin vermeyeceğiz" dedi.

30'un üstünde yöre ve köy derneğinin oluşturduğu Peri Suyu Koruma Platformu, Elazığ, Tunceli, Bingöl sınırlarında akan Peri Suyu üzerinde yapımı devam eden Pembelik Barajı'na karşı başlattığı mücadele kapsamında, ilk eylemini Taksim'de gerçekleştirdi.

Peri Suyu Koruma Platforumunun öncülüğünde, Beyoğlu Tünel'de bir araya gelen beşyüzü aşkın kişi, Taksim Meydanı'na yürüdü. Yürüyüş boyunca, "Peri suyu özgürdür, özgür akacak", "Peri suyu onurdur, onuruna sahip çık", "Barajları yapanlar memleketi satanlar" ve "HES'lere karşı omuz omuza" "Barajlara Dur de" Peri Darda Halk Ayakta" Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek" sloganları atıldı.

Peri Suyu Koruma
Platformu üyeleri: -Av.Özgür ESEN
-Yaşar AKYÜZ
-Sadettin AKTAŞ
-Haydar AKTER
-Eren AKYOL -Şevket YILMAZ
Peri Suyu için geri dönüşümü olmayan bu tahribata karşı bölgemiz için bir ilki gerçekleştirdiklerini, insansızlaşan vadimizin sorunlarımıza birlikte sahip çıkılarak, barajlara karşı, onurlu bir duruşun ilk adımını istanbulda startını vererek, asıl mücadelenin şimdi başladığını, meşru demokratik haklarımızı kullanarak, bölgede yaşayan insanlarımızı çevre konusunda daha duyarlı olunması gerektiği ve bunun için içimizde menfatleri uğruna kendi çıkarlarını ön planda tutanları deşifre edilerek bizleri o vadiden göç etmemize neden olan barajlara karşı hep birlikte bundan sonra omuz omuza hareket edilmesi gerektiği konusunda hiç bir nedeninin olmadığı, hukuki olarakta haklarımızı korumak ve bu platformun amacınında buna hizmet etmek olduğunu kamuoyuna duyurdular.

Daha sonra yapılan BASIN AÇIKLAMASI
Elazığ Tunceli Bingül sınırlarında akan peri suyu;üzerine yapılan barajlarla talan ediliyor.
Peri suyunun beslediği peri vadisinde yerleşik onlarca köy mağdur ediliyor.
-Baraj inşaatı sırasında ormanlar yok ediliyor,gürültü ve toz kirliliği yaratılıyor,
Hafriyat kazıları ve yolların kapatılması bölge halkının mağduriyetine yol açıyor.
Barajda su tutulmaya başladığında ise peri suyu bölge toprağını beslemeyecek verimli topraklar geri dönüşümsüz hale gelecek,
-Bir çok balık,bitki ve diğer canlı çeşidinin varlığı sona erecek
-Peri suyu da geçtiği topraklardan aldığı mineralle beslenemeyecek, yöredeki su kaynakları kuruyacak, doğal su döngüsünün de engellenmesi ile ham yöre iklimi kuraklaşacak ve sıcaklaşacak (çölleşecek)hem de yörede ciddi bir içme suyu sorunu yaşanacak
-Yöre halkı için değerli pek çok tarihi ve kültürel eser, anıt, mezar, ziyaret sular altında kalacak -Birbirine komşu, akraba köyler arası ulaşım imkansız hale gelecek
-Doğaya verilen bunca tahribat ve onlarca köylünün bunca mağdur edilmesi enerji elde etmekbahanesiyle erçekleştiriliyor. Oysa ülkemizde mevcut HES ler sadece %30 kapasite ile çalışmakta. Yani atıl durumda onlarca HES dururken yüzler yeni HES ülkenin çeşitli yerlerinde inşa ediliyor
-Öte yandan Enerji nakil sistemlerinin yenilenmesi, onarılması ile sağlanacak enerji tasarrafu Ülkede inşası devam eden tüm barajlarda elde edilecek enerjiden yüksektir.
-Öyleyse enerji üretmek bahanedir ;asıl amaç suyun sermayeye satılmasıdır, suyun halkının müteahhit şirketi verilmesinin başka bir açıklamasın yoktur. -Yaptırılan bu barajlarla müteahhit şirketler çok yüksek karlar elde etmektedir, edilecektir.
-Barajların doğaya ve yöre insanına verdiği zarar dünyanın her yerinde yaşanarak ve de bilim insanlarını çalışmaları ile kanıtlanmış,suyun satılmasına doğanın katledilmesine de dünyanın tüm ülkelerinde karşı çıkmıştır.
-Ülkemizde de yılardır Rize’de Antalya’da , Artvin’de Tunceli’de ve daha bir çok yapımı süren barajlara karşı köylünün duyarlı çevrelerin direnişi devam etmektedir. Bu konuda deneyimlerini bizimle paylaşan ve bugün yanımızda olan derelerin kardeşliğin platformu ve suyun ticarileştirilmesine hayır platformunu selamlıyoruz. -Biz peri vadisinde yerleşik köy derneklerinden oluşan Peri Suyu Koruma Platformu olarak ;birilerinin çeplerinin dolması uğruna suyumuzun satılmasına, ormanlarımızın yok edilmesini ,bölgedeki yüzlerce balık,bitki ve canlı çeşidinin yok edilmesine izin vermeyeceğiz Taksimde basın açıklamsı yaparak olaysız bir şekilde dağıldı.
|